Müzik olmadan atmayan bir kalbi var onun,

dans etmeden duramayan bir doğası,

bir de gevezelikleri var kendi çapında...

Salaklıktan Değil Dostum; Yalnızlıktan...



 “Kızlar olmayacak duaya amin demeye ne kadar meraklılar öyle.!” dedi bir arkadaşım..
“Salaklık işte!” dedim; “Ne yaparsın...”
Salaklık değil aslında işin özü. Belki yalnızlık, belki de umut... Çünkü bazen umut kırıntısına tutunmak istiyor insan. Görmek istemiyor bazı şeyleri. O an o kadar ihtiyacı oluyor ki inanmaya...
Ama en kötüsü de ne biliyor musun?
Sen yüreğini koyuyorsun ortaya. Tüm riskleri biliyorsun da, yine de cesaret edebiliyorsun. Üstelik kalbinin kırılma ihtimali her zaman daha yüksek bir oranla çıkıyor önüne. Korkuyorsun elbet. Ama ölene dek korkuyla yaşayamayacağını da çok iyi biliyorsun. Bir şekilde, bir yerlerden başlaman gerek... Ve diyorsun ki karşındakine; yaralıyım, incitme beni. O da her şeyin farkında bir yerde. Kör değil ya, görüyor elbet. İşine gelmiyor belli ki.
Çok geçmeden, omuzlarına çökmüş ağır bir yük muamelesi yapıyor sana. Korkuyor... Kaçıyor... Bir şekilde bir şeylerin arkasına saklanıyor. Senin kadar bile cesareti yok, biliyorsun. Bildiğin için kızamıyorsun da... “Peki” diyorsun çaresiz.
Sonra eşin dostun dönüp sana şöyle diyor;
“Tipik Ahmet işte” veya “Belliydi böyle olacağı...”
Düşünüyorsun.. Belki de seni bir arkadaşının yanına götürdüğünde arkandan şöyle dendi:
“Ahmet yine bulmuş bi kız..”
İşte en kötüsü bu.. Ve biz bunu kendimize bile bile yapıyoruz..
Salaklıktan değil dostum; yalnızlıktan..

Katre Gizem
27.02.2016

https://www.youtube.com/watch?v=RT_Y5hXnOGs

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder