Müzik olmadan atmayan bir kalbi var onun,

dans etmeden duramayan bir doğası,

bir de gevezelikleri var kendi çapında...

Ağzından Çıkanı Kulağın Duysun




Ağzından çıkanı kulağın duysun.
Ne dediğinin farkında mısın?
'Ama'lar yasak bundan sonra! 'Keşke'lere küs! 'Eğer'ler biraz nazlı...
'Belki'ler umut vermiyor aslında. “Olacak! İnanıyorum!”
“Evren -me/-ma olumsuzluk ekini anlamaz” derdi annem. Kullandığın kelimelere dikkat etmelisin. Şimdilerde dans hocam da düzeltiyor yanlış cümlelerimi. Edebiyattan ne kadar anlarsanız anlayın cümle kurmada hata yapabiliyorsunuz işte. Bazen hayat bu kadar basit:
“Ben var inanmak!”
Ne demek hayatım kötü? Yok öyle bir şey. Tamam, bu zamana kadar kötüydü; kötü olduğunu düşünüyordun. Aslında:
“Şimdilik istediğim gibi değil.”
“Her şey güzel olacak.”
“Yarın çok daha güzel olacak.”
İnancımızı hangi limanda bıraktık biz? Azmimizi...? Ne zaman pes ettik böyle? Bu kadar mı vazgeçtik kendimizden?
Kimileri 'yaşıyor' bu hayatı, kimileri 'nefes alıyor'...
Bugün benimle birlikte vazgeçin eski cümlelerden.

“Ben çok şanssızım” denmez mesela ona
“Her şeyin bir zamanı var”dır.. 'olmuyorsa' bir sebebi vardır.

“İş bulamıyorum” denmez;
“Henüz bulamadım” denir.
Ki belki de hazır değilsindir. Belki de ne istediğinden emin değilsindir. 

“Güvenemiyorum” dersen, 'güvenmek istemiyorum' da demiş olursun biraz. Hatta belki 'güvenemeyeceğim' de demiş olursun aynı anda.
“Ben güvenmeyi seçiyorum. Her şeye rağmen...”

“Yalan dostum aşk diye bir şey yok!” sadece bir şarkı sözü.
“Sevmeyi seçiyorum kendim için. İnatla.. Aşkla... Umutla... Yıkılmaktan korkmadan...”
“Hangi çılgın bana zincir vurabilir ki?”
Savaştın; başaramadın (şimdilik). Bir çok kez güvendin; yıktılar tüm güvenini. Şansına küstün çoğu zaman. “Talihim yok bahtım kara” dedi fondan Kıraç. Aşık oldun; acıttı, hem de çok acıttı. Korktun bir daha incinmekten; acımasından... Ama unutma:
“Acıyorsa yaşıyorsundur!”

Katre Gizem
02.11.2015 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder