Müzik olmadan atmayan bir kalbi var onun,

dans etmeden duramayan bir doğası,

bir de gevezelikleri var kendi çapında...

Güzel Adamlar



Bi'gün yine arabada "miş miş miş de mış mış mış" dinliyorum. Böyle bazı insanlar var hayatımda -güzel adamlar- onlar geliyor gözümün önüne. Dışarıdan bakınca tam bir "beyefendi". Özünde de çok kötü değil belki ama, kibarlık yapayım derken kötülük ettiklerinin ya da gıcık ettiklerinin farkında bile değiller. 

Yapmacık kibarlığınız sizde kalsın paşam...

Hepimiz kötüyüzdür bir parça. Doğarken bu karanlık yönlerimizle geliriz dünyaya. Bunu uygulamaya geçirmiyor oluşumuz ya da sadece aklımızda kalıyor olması, cümleye dökülmüyor olması onların olmadığı anlamına gelmez.

Mesela sen dostum!! Sanki beni gerçekten kendine yakın hissediyormuşsun gibi ve kibarlık adına biraz da, samimi davranıyorsun ya bana; ben de sana inanmış gibi yapıyorum hatta... İkimiz de yalancıyız aslında.

Hani biri vardı; işine geldi mi arıyordu, sonra sırra kadem basıyordu. Karşı tarafa umut verdiğini 'fark etmeden', canının istediği gibi ve canının istediği zamanda... Ama özünde çok kibar adamdır. Ne demişti bir de? "Ben sevgili olamıyorum" = Sorumluluk almaya g**üm yemiyor. Ama sevgiliye ihtiyacım olduğunda söz, bir tek sana geleceğim. Senin birine ihtiyacın olursa kafana göre takılma ama... Demenin kibarcası bu da. Kızımızı sana vermiyoruz şekerim.

En güzel adamı sona sakladım. Hani dışarıdan bakıp 'yakışıklı' diye "kesin hovardadır' dediğimiz, 'film artisti kılıklı' genç var ya... Sonra birgün tanışırsın onunla. Kibarlığıyla, efendiliğiyle büyüler ve dersin ki: "Ya haksızlık etmişim aslında. Dış görünüşe göre önyargılı olmamak gerekiyormuş demek ki." Ama zaman geçer, o kibarlığın altındaki yapmacıklığı, o maskeyi fark edersin. İşte bak, o an tam bir 'hayal kırıklığı'. O adam gelir önce kibarlığıyla, efendiliğiyle hayatına çöreklenir. Canı istedi mi yaklaşır sana, işine gelmedi mi kaçar. Kıskanır bir de üstüne, ama hayatında da değildir. Olmayı reddeder bünyesi. Peki bu kıskançlık niye canısı? Öyle... Yok bir nedeni!! Hani yüzüme gülüp de ilgileniyormuşsun gibi yapıyorsun ya ayıp olmasın diye... Ama ayıp oluyor şekerim. Hem de çok ayıp oluyor esasen.

Haddinden fazla kibarlık sahteliktir bazen ve karşınızdakine kibarca hakaret etmiş olursunuz. Farkında olmadan daha çok kırarsınız.

Çok kibarsınız bayım! Aynı zamanda da bir o kadar sahte ve yalancı..

2 yorum:

  1. Bazı insanlar vardır, bazı insanları arkadaş olarak isterler hayatlarında.
    Bir de bazı insanlar vardır, bazı insanları kullanmak isterler hayatları boyunca.

    Sizler Hanımefendi, bu bazı insanlardan hangisisiniz? Cevabınıza göre söyleyeceğim şeyler var.
    Bu arada mismis guzel parça. Takipteyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanların bazılarını arkadaşı, bazılarını en yakını, bazılarını da sevdiği olarak görmeleri en doğalıdır. Ama benim düşüncem karşılıklı değilse oturup bir düşünmeli. Misal benim dostum olarak gördüğüm bir insan -onun yanında ne kadar huzurlu olursam olayım- beni sevgili olarak istiyorsa hayatında ve attığım her adım ona bir umut bağlayacaksa eğer, çıkarım o kişinin hayatından. Böyle durumlarda benim onu arkadaş olarak istememin bir hükmü yoktur bence. Arkadaş, arkadaşına zarar vermez.
      İnsanları kullanmak isteyenlerse zayıf insanlardır bence. Kimseyi kullanmadım hayatımda. Üşüdüğümde koluna sarıldığım arkadaşlarıma takılmak amaçlı söylediklerim hariç tabi ki buna :)
      Bir de anonim olmak yerine kendinizi belirtseymişsiniz fena olmazmış diye de düşünmüyor değilim :) Yine de teşekkür ederim.

      Sil