Müzik olmadan atmayan bir kalbi var onun,

dans etmeden duramayan bir doğası,

bir de gevezelikleri var kendi çapında...

bAŞKa Bir Gözle


 
bAŞKa Bir Gözle...


Hafifçe eğilerek elini uzattı. Kaşlarının altından tatlı tatlı bakıyor ve hafifçe gülümsüyordu.

Ona uzatılan eli usulca kavradı kadın ve takip etti adamı. Biraz ilerlediler ve durdular. Karşı karşıya kalmışlardı. Gözlerinin içine bakıyordu adam. Birinin kalbinden arta kalan boşluğu diğerininki dolduruyordu.

Adam sağ eliyle sıkıca sardı kadını. Kadınsa sol kolunu adamın boynuna doladı. Hala el eleydiler.

Kadının boyu biraz kısaydı adamdan. Gözlerinin hizasında adamın boynu kalıyordu. Kulaklarının bittiği yerden, çenesine ve omzuna uzanan çizgileri takip etti gözüyle.

Korkuyordu kadın: Ya heyecandan hızla atan kalbini fark ederse adam..?

Adam, başını kadının başına yasladı. Biraz daha yaklaştılar.

Sakinleşmişti kadın.

Sonra fark etti ki dünyanın en rahat yerindeydi artık. Çocukluğundan gelen tanıdık bir hissi anımsatmıştı. Sanki o günlerden beri tanıyormuşcasına... Eski bir arkadaşın sıcak bir gülümsemesi gibi ve yıllardır hissetmeyi unuttuğu güveni tekrar hatırlar gibi... Tüm buzları bir anda eritecek kadar sıcak...

Bir bütün olmuşlardı artık. Bir yapbozun iki ayrı parçasının sonunda bir araya gelmesi gibi anlamlı ve uyumlu. Kadın bir kez daha anladı ki sevdiğiyle dans etmenin bambaşka bir yanı vardı. Aşk zaten, bu iki ruhun dansıydı. Onlar sadece bunu gözle görülebilir bir hale getirmişlerdi.

Katre Gizem
29.10.2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder