Müzik olmadan atmayan bir kalbi var onun,

dans etmeden duramayan bir doğası,

bir de gevezelikleri var kendi çapında...

Sevgimizi Sorgulamak

Birini gereğinden fazla sevip sonunda hayal kırıklığına uğramak...

Ne çok kullanıyoruz bu cümleyi. Oysa hayal kırıklığı, bir beklentimizin gerçekleşmediğinde duyduğumuz şaşkınlıkla karışık hüzün değil midir? Aslında gerçekten seven insanın karşısındakinden bir beklentisi olur mu?

Birini sevmek; olduğu gibi, 'rağmen'leriyle kabul etmek...

Anlayışlı olduğunu düşünmüşsünüzdür, ama değildir. Esprili olduğunu düşünmüşsünüzdür, ama değildir. Ve en önemlisi sizi sevdiğini düşünmüşsünüzdür ama aslında gerçekler hep sizin düşündüğünüzden farklıdır. Bu durumda hep o suçludur, hep onun hatası... 

Dönüp bir kendine bakmalı insan. Onu 'rağmen'leriyle sevmiyorsanız aslında onu değil o özelliklerini seviyorsunuz demektir. Anlayışını seviyorsunuz, esprilerini, gülüşünü seviyorsunuz... Sizi sevmesini seviyorsunuz, ama onu değil...

Peki gerçekten sevmediyseniz nasıl gereğinden fazla sevmiş oluyorsunuz? Ve kırılan aslında hangi hayaliniz?

Her şeyi karşı tarafa yüklemek en kolayıdır. Sürekli onun yaptıklarından şikayet ederiz. Hatta belki yanlış bile değildir hareketleri, sadece bize uymuyordur. Şikayet ettiğiniz konular git gide arttığında bir dönüp kendinizi ve sevginizi sorgulayın. Sevginiz gerçekte ne?
...Katre Gizem...


Yazım Zamanı: Bilinmiyor/Muhtemelen 2010'dan bile önce...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder