Müzik olmadan atmayan bir kalbi var onun,

dans etmeden duramayan bir doğası,

bir de gevezelikleri var kendi çapında...

Alabildiğine özgür, olabildiğince gizemli..


Alabildiğine özgür, olabildiğince gizemli..

Soğuk ve yağmurlu gecelerin buğulu camlarına yazdım adını
Sensizlikten üşüyen parmaklarımla hissettim hep seni
Pembe, mavi, mor, yeşil.. Alabildiğine renkliydi düşlerim
Ve alabildiğine parlaktı zihnimin senli köşesi
Sana sürgün yollarım en karanlık sahnesi hayalimin
Titreyen yüreğimle bir battaniyenin altına pustum kimi zaman
Çok değil bir kibrit ateşinde ısınabilmekti istediğim
Gün doğarken renkli bir uçurtma koşar güneşe
İpin ucuna sıkıca sarılmış izleyen ben, uzaklaşan sen
Avuçlarımda inceden bir iple tuttuğum hayallerim
Rüzgar alabildiğine inat çekiyor seni benden...
Hoyratça esiyor koparmak için, üşüyor yüreğim
Sen gönlümün bahçesinin en asi çiçeği
Alabildiğine özgür, olabildiğince gizemli..
Yaprağının gölgesinde büyürsün usulca
Zaten yine böyle sezdirmeden girmiştin hayatıma
Düşler kurardım, canlandırırdım, yaşatırdım bazen
Perde perde dökülürdün usulca gözlerimden
Yüreğim kafesinden kaçıp sana koşardı gizliden
Senli masalların baş kahramanı sayardım kendimi
Bu aslında sözleri yazılmamış bir tiyatro sahnesi
Seyircisi sen, başrol sen, tüm ödüller senin...

...Katre Gizem...
"14.01.2009"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder